Haftalık Bülten
Ercan AYFER Haftalık Bülten

9 Aralık 2019 Pazartesi Capital Hazine Piyasa Yorumu

Günaydın Değerli Okurlar;

  •  Dolar/TL, Moody’s tarafından Cuma günü Türkiye kredi notu değerlendirmesi tarihinde bir açıklama yapılmaması sonrası sınırlı yukarı yönlü bir seyir izlerken bankacılar haftanın en önemli gündem maddesinin ise TCMB’nin faiz kararı olacağını belirttiler.
  • Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu olası bir ödemeler dengesi krizinin gerçekleşme ihtimalini artmaya devam etmesini gerekçe göstererek Haziran’da bir kademe indirerek B1’e düşürmüş ve kredi notu görünümünü ise negatifte tutmuştu.Moody’s tarafından Cuma günü kredi notunun teyit edilmesi ve görünümün durağana çekebilmesi yönünde beklentiler bulunuyordu. Bu beklentinin gerçekleşmemesi dolar/TL’de yükselişte belirleyici oldu.
  • Son olarak 4 Kasım’da Fitch, Türkiye’nin kredi notu görünümünü negatiften durağana çevirirken, BB- olan notunu teyit etmişti.Reuters’ın 20 kurumun katılımıyla yaptığı ankete göre TCMB’nin yılın son PPK toplantısında politika faizini 150 baz puanlık indirimle %12.5 seviyesine çekmesi bekleniyor.
  • Ödemeler dengesi açısından beklentimiz Ekim ayında ilave bir şekilde +1.8 milyar dolar cari fazla verilmesi ve böylece 12 aylık kümüle fazlanın +5.9 milyar dolardan +5 milyar dolara gerilemesi yönündedir. TCMB faiz kararında Merkez Bankası’nın faizini 200 baz puan düşürerek %12’ye çekmesini bekliyoruz. Yazılı metinde Merkez Bankası baz etkisinden dolayı geçici olarak enflasyonun sınırlı bir şekilde yükselebileceğini 2020 yılı iilk çeyreği sonu itibariyle yeniden düşüşe geçebileceğinden bahsedebilir. Tabi kararda indirim miktarının yanı sıra TCMB’nin “gelinen noktada mevcut politika duruşunun hedeflenen dezenflasyon patikasıyla büyük ölçüde uyumlu” retoriğine nasıl yer vereceği önemli olacaktır.
  • FOMC kararında FED’den herhangi bir faiz değişikliği beklemiyoruz. FOMC metninde FED’in ekonomi verilerine bağlı olarak uygun politika patikasının belirleneceği ifadesini koruyarak mevcut durumda “bekle-gör” duruşunda olunduğunu teyit etmesini öngörüyoruz. FED kararında özellikle FED’in yeni projeksiyonları yakından izlenecektir. Bu arada en son faiz indirimi Ekim ayı sonunda gelirken elimizdeki son projeksiyonlar Eylül ayına yöneliktir. Eylül ayı projeksiyonlarında 2020 – 2022 yıllları medyan faiz tahminleri sırasıyla %1.9 (şuanki faiz %1.625), %2.1 ve %2.4 seviyelerindeydi. Böylece Ekim ayı faiz indirimi sonrasında 2020 yılı medyan faizi büyük olasılıkla %1.6 olacaktır. Diğer tarafta Eylül ayında 2020 yılı için faiz tahminlerini 1 üye %2.375, 6 üye %2.125, 2 üye %1.875 ve 8 üye %1.625 şeklinde vermişti. Böylece üst taraftaki üyelerin ne tarafa kayacağı 2020 yılı görünümü için son derece önemlidir. Son olarak ECB kararı açısından herhangi bir değişiklik beklememekle beraber yeni Başkan Lagarde muhtemelen bütçesinde yeri olan ülkelerden (Almanya, Hollanda) harcama yapmalarını talep edecektir.

Zorunlu Karşılık değişiklikleriyle üretim ve yatırımla ilişkisi kuvvetli olan ticari krediler ile uzun vadeli konut kredileri teşvik edilecek-TCMB- Reuters News

Zorunlu karşılık oranları ve nema ödemelerini kredi büyümesi oranlarıyla ilişkilendiren zorunlu karşılık düzenlemesinde değişiklik yapıldı.

Merkez Bankasının temel para politikası aracı kısa vadeli faiz oranlarıdır. Zorunlu karşılıklar ise temel para politikası aracını destekleyici, döngü karşıtı makro ihtiyati bir araç olarak esnek ve etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Bu çerçevede, * 19 Ağustos 2019 tarihinde ilan edildiği üzere* , Türk lirası zorunlu karşılık oranları ve Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara ödenecek faiz/nema oranı, Türk lirası cinsi nakdi kredilerin yıllık büyüme oranları ile ilişkilendirilmiştir.

Bankacılık sisteminin güçlü sermaye ve likidite yapısı, enflasyon ve beklentilerdeki iyileşme sonucu düşen faiz oranları ve iktisadi faaliyetteki toparlanma eğilimi ile birlikte;

  • 2019 yılı ikinci yarısında başlayan kredi arz ve talep koşullarındaki olumlu görünümün 2020 yılında da devam edeceği,
  • Kredi artışının 2020 yılı enflasyon hedefi ve büyüme öngörüleri ile uyumlu ve asıl olarak Türk lirası krediler kaynaklı gerçekleşeceği

değerlendirilmektedir. Geçtiğimiz dönemde, maliye politikası ile desteklenen ihtiyatlı para politikası sonucu enflasyon eğilimi belirgin şekilde iyileşmiş, mevcut zorunlu karşılıklar uygulaması kredi büyümesini ve finansal istikrarı desteklemiştir. Ekonomideki dengelenme sürecinin bu aşamasında, kredi arzının tüketimden ziyade, üretim odaklı sektörlere yönlendirilmesini teşvik ederek finansal istikrarı destekleyecek ve bant genişliğini güncelleme ihtiyacını azaltacak bir zorunlu karşılık uygulamasının yararlı olacağı düşünülmektedir.

Bu doğrultuda, kredilerde 2019 yılında oluşan düşük baz etkileri de dikkate alınarak, mevcut zorunlu karşılık düzenlemesinde değişiklik yapılmıştır. Yeni düzenlemeye göre;

Kredi büyümesi hesaplanmasında Türk lirası nakdi kredilerin reel değişimi dikkate alınacaktır.
(İİ) Yıllık reel kredi büyüme oranı, reel nakdi kredi stok değerlerinin son 3 ay ortalaması dikkate alınarak hesaplanacak, hesaplamalarda mali kuruluşlara verilen krediler dikkate alınmayacaktır.
(İİİ) Reel nakdi kredi değeri, nominal kredi tutarı ilgili dönemdeki TÜFE endeksine bölünerek hesaplanacaktır.
(iv) Yıllık reel kredi büyüme oranı;

(a) Yüzde 15’in üzerinde olan bankalar için; 2 yıl ve daha uzun vadeli ticari krediler ile 5 yıl ve daha uzun vadeli konut kredileri reel değişimlerinin tamamı büyüme oranı formülünün pay kısmından düşülerek hesaplanan uyarlanmış reel kredi büyüme oranının yüzde 15’in altında olması,
(b) Yüzde 15’in altında olan bankalar için; 5 yıl ve daha uzun vadeli konut kredileri dışında kalan bireysel kredi reel değişiminin %50’si büyüme oranı formülünün pay kısmından düşülerek hesaplanan uyarlanmış reel kredi büyüme oranının yüzde 5’in üzerinde olması,

durumunda bankalar zorunlu karşılık teşviklerinden yararlanabileceklerdir. Böylece, üretim ve yatırımla ilişkisi kuvvetli olan uzun vadeli ticari krediler ile ithalatla ilişkisi zayıf olan uzun vadeli konut kredileri teşvik edilecektir.
(v) Kredi büyüme oranları her zorunlu karşılık döneminde hesaplanacak, büyüme oranları açıklanan koşulları sağlayan bankalar takip eden üç ay boyunca (6 tesis dönemi) ilgili zorunlu karşılık oranları ve faiz/nema oranlarına tabi olacaktır.
(vi) Uygulama 29 Kasım 2019 tarihli yükümlülük hesaplama tarihinden itibaren geçerli olacak, söz konusu yükümlülük hesaplama tarihi itibarıyla önceki yöntem çerçevesinde daha düşük zorunlu karşılık ile daha yüksek faiz/nema oranı imkânlarına hak kazanan bankaların hakları devam edecektir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir bu sebeble OLUŞABİLECEK OLUMSUZ durumlardan hiç bir şekilde CAPİTAL BANK LTD sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazılar